GÜNLÜK ÇİĞ SÜT

....................................................

Ari Belgeli Çiftlik Sütü

Hijyenik Sağım ve Dolum

Katkısız ve Yağı Alınmamış

Tam Yağlı İzmir Tulum Peyniri

Tam Yağlı Koyun-İnek-Keçi Peyniri

Olgunlaştırılmış Tam Yağlı Klasik Peynir

Taze Tam Yağlı Kaşar Peyniri

İnek vb. hayvanlarda Tüberküloz ve Bruselloz gibi bulaşıcı hastalıklar görülebilmektedir. Bu hastalığın görüldüğü ineklerde Tüberküloz ve Bruselloz mikropları inek sütüne de geçmektedir. Eğer çiğ süt 85 C° üzerinde kaynatılmadan içilirse bu hastalıklar insanlara da geçebilmektedir.

Tarım Bakanlığı, bu hastalık riskini önlemek için süt üreten çiftliklere, Bulaşıcı hastalıklardan ari ( temiz ) belgesi almalarını teşvik etmektedir. "Hastalıklardan Ari Belge" sahibi olmak isteyen süt çiftlikleri Tarım Bakanlığı tarafından her yıl denetlenmekte ve analizler yapılmaktadır. Hastalık çıkmayan süt çiftliklerine de "Hastalıklardan Ari İşletme" belgesi verilmektedir.

Tarım Bakanlığı'nın 2017/20 sayılı tebliği gereği çiğ sütün perakende satılabilmesi için Ari Belgeye sahip çiftliklerden temin edilmiş olması zorunludur.

Firmamız Tarım Bakanlığı'nın tebliğine uygun olarak çiğ sütü " Bulaşıcı Hastalıklardan Ari" belgesine sahip çiftliklerden getirmektedir.

İnekten sağıldıktan sonra herhangi bir ısıl işlem veya mekanik işlem ( Homojenizasyon ) uygulanmamış süt. 48 saat içerisinde tüketilmelidir.
Sütün raf ömrünü artırmak için 72 C° sıcaklıkta 15 saniye ısıtılmış ve homojenize edilmiş süt. 7 gün raf ömrü vardır.
Ticari kayıpları en aza indirmek ve sütü 6 aya varan süre ile dayandırmak için 135-150 C° sıcaklıklarda 4 saniye ısıtılmış ve homojenize edilmiş süt.
Sütte bulunan yağın üstte birikmemesi için süte yüksek basınç uygulanarak yağın parçalanıp süte eşit dağılımının sağlanması işlemidir. Yüksek basınç nedeni ile sadece yağ değil süt proteinleri de parçalanır.
Çiğ Süt inekten sağıldığı hali ile içeriği şu şekildedir: Yağ : % 3,5 – 4,5 ( inek cinsine ve beslenme kalitesine göre değişir.) Protein : % 3,2 – 3,5 ( Yoğurt oluşumunun temel taşıdır. Beslenmede önemi çok büyüktür.) Laktoz ( Süt şekeri ) : % 4,6 – 4,7 ( Sadece sütte bulunan bir şeker türüdür. Yoğurt bakterileri laktoz ile beslenir) Diğer mineraller, vitaminler vs. : % 1 – 2 Su : % 86 -88 ( Çiğ sütün çoğunluk yapısını su oluşturur. % 1-2 oranındaki diğer bileşenlerin azlığı çokluğu yoğurt kalitesini etkiler.
Hijyenik sağım yapılmamışsa, süt tankları her gün temizlenmiyorsa kötü tat veya koku olabilir. Bazı yemler de buna neden olabilir. Kötü ambalaj kalitesi de kokuya neden olabilir. Kesilmeye yakın bir sütün kokusu da ekşi kokacaktır.
Sütün kaynatılmadan tüketilmesi doğru değildir. Hayvanlardan insanlara geçebilen bulaşıcı hastalıklar ( Tüberküloz, Bruselloz vb.) 72-85 C° arasında ölürler. Risk almamak için çiğ süt kaynatılmalıdır.
Çİğ süt uzun süre yüksek ateşte kaynatılırsa sütün rengi açık pembeden açık kahverengiye doğru değişecektir.
Sağılan sütün sıcaklığı ise 36-37 °C dir. Bu sıcaklık bakterilerin en ideal yaşama ve çoğalma sıcaklığıdır. Bu nedenle süt mümkün olduğunca hızlı bir şekilde 0 – 4 ° C sıcaklığa soğutulmalıdır. Aksi halde sıcaklığa ve bulunduğu hijyen koşullarına göre bakteriler çok hızlı bir şekilde çoğalarak birkaç saatte 1 ml/lt de birkaç milyona kadar ulaşabilirler. Oda sıcaklığında 20 dakikada, sütte bulunan bakteri miktarı 2 katına çıkabilmektedir. Temiz koşullarda sağlıklı hayvanlardan sağılan ve hızla soğutulan süt 0 – 4 °C sıcaklıkta muhafaza edildiği sürece 1 haftaya kadar kesilmeden durabilir. Aksi halde süt 1 günde hatta birkaç saatte kesilebilir. Süt sıcaklığının kontrolsüz yükselmesi, bakterileri faaliyete geçirir. Bakteriler sütteki laktozu kullanarak laktik asit üretmeye başlar ve sütün asitliğini ( pH ) düşürür. Süt 90 °C ısıtılmadığı için proteinler parçalanmamış ve ağ tabakası oluşmamıştır. Bu nedenle sütte bulunan bileşenler ( su,yağ, laktoz,protein, mineraller ) birleşemez. Aksine ayrışmaya başlar. Su ve laktoz diğer bileşenlerden ayrılır. Bu duruma sütün kesilmesi diyoruz. Süt kesilmesine; Sütün kontrolsüz sıcaklıklarda yoğurt olma çabası sonucu yoğurt olamaması da diyebiliriz.
Bir bardak süt 6 yaşında bir çocuğun ihtiyacı olan; Proteinin %35’ini,Enerjinin %6’sını; Kalsiyumun %52’sini, Potasyumun %30’unu, Magnezyumun %18’ini, Fosforun %55’ini, Çinkonun %12’sini, İyotun %30’unu; A vitaminin %9’unu, B1 vitaminin %11’ini, B2 vitaminin %44’ünü, B6 vitaminin %13’ünü, B12 vitaminin %98’ini, Folatın %12’sini, Niasinin %16’sını karşılar. Günde Sadece Bir Bardak Süt Tüketmek Yeterli Midir? Günde bir bardak süt tüketmek yeterli ve dengeli beslenme için yeterli değildir. Yeterli ve dengeli bir beslenme için günde en az; Bebekler 750 g, Çocuklar 300-350 g, Gençler 350 g, Yetişkinler-yaşlılar 250-400 g, Hamile-emzikli kadınlar 500 gr süt tüketilmelidir. Süt Yerine Aynı Miktarda Süt Ürünü Tüketilebilir Mi? Süt yerine aynı miktarda süt ürünleri tüketilebilir. Süt yerine aynı miktarda yoğurt tüketilebildiği gibi, süte eşdeğer miktarlarda peynir çeşitleri, ayran vb. tüketilebilir. Örneğin iki kibrit kutusu kadar peynir, bir bardak süte eş değerdir.
Süt hijyenik ortamda sağılmamış ise, Kısa sürede 0,+4 °C sıcaklığa soğutulmadıysa, Sütün son tüketiciye ulaştırılması uzun zaman alıyorsa, 0,+4 derecede son tüketiciye ulaştırılmıyorsa, Sütün içerisindeki bakteriler olması gerekenden 10 – 100 kat daha fazla artacaktır. Sütün içerisindeki bakteri sayısı ne kadar çok ise sütün kesilmesi de o kadar hızlı olacaktır. Hijyenik ve soğuk zincir kurallarına uymayan sütler, son tüketiciye ulaşana kadar geçen sürede kesilmemesi için de sütün içerisine Karbonat , Hidrojen Peroksit, vb.katkı maddeleri katılır.
İnsanlar gibi inekler de hastalanınca ilk verilen ilaç maalesef antibiyotiklerdir. Hastalanmış ve antibiyotik verilmiş inekler normal şartlarda diğer ineklerden ayrı sağılır ve sütleri de buzağılara verilir  veya maalesef yasak olmasına rağmen ucuz kaşar,yoğurt vb ürünler yapan merdiven altı firmalara satılır. Çiftlik sahipleri bilerek antibiyotikli sütleri diğer sütlere katmazlar. Çünkü az miktardaki antibiyotikli süt tonlarca sütü antibiyotikli hale getirir. Antibiyotikli sütlerden yoğurt olmaz. Alıcı firmalar sütleri çiftlikten alırken ve fabrikalarda antibiyotik testi yaparlar. Antibiyotik çıkan sütler alınmaz veya geri iade edilir. Bu durum çiftliklerin  büyük ticari kayba uğramaları demek olduğu için, Antibiyotikli sütleri bilerek satmaya çalışmazlar. Satılan çiğ sütlerin arasında kontrol dışında bir süt karışımı veya onlarca farklı yerden toplanan küçük miktarlardaki sütlerin arasına kasıtlı olarak karıştırılmış olabilir. Antibiyotikli sütten yoğurt olmayacağı için çok fazla endişe edilecek bir durum yoktur. Ancak ucuz satılan kaşar, yoğurt vb. ürünlerde çoğunlukla hile olduğunu unutmayın.
Başa dön